Muasır – Taylan Yurtsever

0
8133

“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen ulu önderin yolundan 97 yıldır ayrılmayan halkımıza selam olsun. Onun hedeflediği “muasır medeniyet seviyesine” ulaşmak idealinden bir kez olsun vazgeçmeyen Türk gençliğine ve Türk ulusuna selam olsun. Türk ulusunun zaferinin 93. Yılında bu büyük halkın karşısına çıkacağız, gururluyuz, mutluyuz ve heyecanlıyız.

Sitemizin genel amacı; Türk ulusunun ilerici-halkçı-laik bir ülkede yaşama hakkı ve hürriyetine naçizane bir katkı sunmaktır. Bunun yanında; Kemalist ideolojinin ve 1923 devrimimizin genel hatlarını, ne olup, ne olmadığını halkımıza ve Türk gençliğine en tarafsız ve bilimsel yollarla elimizden geldiğince anlatmaya çalışacağız. Solda bir bakış yaratmak, Kemalist ideolojiye yeni bir alan açmak ve gençliğe aslında var olan olguları hatırlatarak, yeni bir kapı sunmak temel hedefimizdir.

Sitemizin adı neden “Muasır”? Nedir “muasır medeniyet seviyesi”? Atatürk’ün hedeflediği muasır medeniyet seviyesi solda bir yönelim midir? Yoksa Atatürk bu idealle klasik bir burjuva demokrasisini mi hedeflemektedir? Bütün bunların cevaplarına ileri sayılarımızda ve yazılarımızda ayrıntılı bir şekilde cevap vereceğiz ancak burada da kısa bir şekilde değinmek isteriz. Biz Kemalist devrimi ve ideolojiyi Türkiye’nin Fransız Devrimi olarak görüyoruz. Özellikle; halkçı ve jakoben yönüyle 1792 cumhuriyet devrimine benzetiyoruz. Kemalist devrimin; önce demokrasinin toplumda içselleşmesi için doğası gereği demokrat olamayacak, demokrasiye karşı unsurların jakoben bir yöntemle tasfiye ettiğini tahlil ediyor ve bunu olumlu, olması gereken bir adım olarak görüyoruz. Jakobenizmin “halka rağmen, halk için” şiarında da aslında uzun vadede yerleştirilecek bir demokrasi arzusunun yattığına inanıyoruz. Tarihin ve şimdiki zamanın da bizi haklı çıkardığı gün gibi ortadadır. Demokratik kurumların devamlılığı halkın aydınlanamadığı, doğası gereği demokrasi karşıtı kurumların tasfiye edilmediği hayaldir, buna inanıyoruz. Aynı zamanda Kemalist devrimin, klasik batılı bir burjuva demokrasisi amaçlamadığını, bununla beraber; uzun vadede proleterya diktatörlüğü kurmak gibi bir hedefi de olmadığını düşünüyoruz. Ortadoğu coğrafyasında belli meseleleri halletmeden proleterya diktatörlüğünün bir hayalden öteye gidemeyeceğine adımız gibi eminiz. Öncelikli gerçekçi hedefimizin demokratik yollardan Türkiye Cumhuriyeti’ni halkçı-laik bir yapıya tekrar kavuşturmak olduğunu söylüyoruz. İşte tam da buna “muasır medeniyet seviyesi” diyoruz. Kalkınmanın, tam bağımsız kamucu üretim ekonomisiyle, emperyalizm ve küresel sermayenin zincirlerini kırmanın da merkeziyetçi ulus-devleti daha çok koruyarak, bölücü ve gerici terör gruplarına ulusça direnerek mümkün olabileceğini düşünüyoruz.

Biz aslında yeni bir şey söylemeyeceğiz. Ulu Önder Atatürk’ün ve cumhuriyet devriminin ne demek olduğunu halkımıza ve Türk gençliğine hatırlatacağız. Kısacası cuntacı faşist Kenan’ın Atatürk’ünü ve piyasacı-gerici cumhuriyetini değil, büyük aydın Uğur Mumcu’nun Atatürk’ünü ve onun 1923-45 arası yürürlükte olan ilerici-kamucu cumhuriyetini anlatacağız.

Ne diyor Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir”

And olsun ki; büyük kurtarıcının fikirlerinden ve onun hedef gösterdiği bilim yolundan sapmayacağız!

Taylan Yurtsever

 

CEVAP VER