Kemalist Ekonomi Modeli-3: Günümüzde Devletçilik ve Devrimcilik – İlteriş Civelek

0
4512
İdare-i maslahatçılar esaslı devrim yapamaz.”
Mustafa Kemal, 19 Ocak 1923, İzmit
Hegel’e göre felsefe, dönemini/çağını düşüncede kavramaktır. Tarihte bir akıl olduğunu bilerek ve diyalektiği göz ardı etmeyerek yaşadığımız bu dönemde Kemalist ekonomi modelinin yerini tespit etmeyi deneyeceğiz.
Kemalist ekonomi modelini incelemeyi denediğimiz yazı dizisinin ilk (Kemalist Ekonomi Modeli-1: Mecburiyet Dönemi) ve ikinci (Kemalist Ekonomi Modeli-2: Yol Gösteren Yıllar) yazıların sonucunda vardığımız ara sonucu tekrar edelim. Tam bağımsızlık ülküsü ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu ülküye erişmek için ekonomik bağımsızlığı başat koşul olarak görmüştür. 1923-1929 yıllarında mecburi olarak devletçi prensipleri uygulamak için hazırlık yapmış; 1930’lu yıllarda tam bağımsız, özgün bir ekonomik kalkınma modeli oluşturmuştur. Kemalist ekonomi modelinin günümüzdeki yerini kavramak için vardığımız bu ara sonucu bir adım ileriye taşıyacağız.
Türk milletinin Anadolu’da kurduğu bu cumhuriyetin varlık sebebi tam bağımsızlıktır. Kuvayı Milliye hareketiyle Anadolu’ya doğan güneşin taşıyıcısı olan Kemalizm’in de öncelikli hedefi budur. Paradigmanın temeli bu şekilde tespit edilirse devrimlerin hangi temel üzerine inşa edildiği kavranabilir ve Kemalizm’e olan saldırıların da asıl hedefi görülebilir. Anadolu topraklarında yaklaşık 100 yıldır verilen mücadele bu yüzden bu çerçevede tartışılmak zorundadır.
İlk kez bir cephede 1920lerin başında yenilgiye uğramış emperyalizm 100 yıl boyunca kullandığı maskeler ile tam bağımsızlığa, Kemalizm’e saldırmaya aralıksız devam etmiştir. Bu sebeple 100 yıllık süreçte Hegelyen anlamda ele alınabilecek ilerici ve gerici kavramları da bir milletin bağımsızlığının lehine olup olmadığıyla ilgilidir. Türkiye’nin yakın tarihindeki sınıf mücadelesi de yine bu çerçevede şekillenmiş ve kaderini yarım kalan devrimin tamamlanmasına bağlamıştır. O zaman ilerici ve gerici söylemleri ortaya dökmek, ezilen sınıfların ve ulusların ışığını söndürmek isteyen bu maskeleri çıkarmanın vaktidir! Tam bağımsızlık dendiğinde ekşiyen yüzler, gümrük duvarlarından bahsedildiğinde çatan kaşlar, ‘bu düzende bağımsız olmak imkânsız’ diyen ağızlar, devletçilik dendiğinde kıvrılan burunlar… Özelleştirme dendiğinde gülen gözler, yabancı sermaye dendiğinde 32si birden görünen dişler… Hepsi bu maskelerin altındadır.
Günü idare etme zamanı çoktan geçtiği için, Kemalizm’e yönelen her tehdit bir milletin bağımsızlığına yöneldiği için bu maskeler ardında yatan işbirlikçilik ve ihanet son bulmak zorundadır. Bir milletin kaderi yarım kalan bir devrimi tamamlamaya bağlı olduğu ve yarım kalan devrim idare-i maslahatçılık ile tamamlanamayacağı için idare-i maslahatçılık altı okun önünde, devrimciliğin önünde engeldir.
Nedir bu idare-i maslahatçılık?
İdare-i maslahatçılık son 40 yılda Türkiye’de atağa geçmiş karşı devrime teslim olma durumudur. Bu teslimiyet sonucunda günü geçiştirmek için şekilci meselelerde Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsetmek ama tam bağımsızlık gayesinden geri durmaktır.
İdare-i maslahatçılık Neo-liberal dayatmaların Türkiye’den def edilemeyeceğini kabul edenlerin kendi mirasını reddetmesidir.
21. yüzyılda idare-i maslahatçılık 1930’lara, Türk devriminin en ivmeli olduğu yıllara sahip çıkmamaktır.
Bağımsız Türkiye idealinin en önemli ilkesi devletçiliği askıya almak, kamucu ekonomiden vazgeçmektir. 7 Haziran seçim bildirgesinde yer alan “Kalkınmada kamunun rolünü, daha etkin, tutarlı ve yurttaş odaklı hale getireceğiz.” (CHP 7 Haziran seçim bildirgesi*) koalisyon ortağı olma ihtimalinin artmasıyla, küresel çevreleri tedirgin etmemek için 1 Kasım seçim bildirgesine koymamaktır. (CHP 1 Kasım seçim bildirgesi**)
Kimdir bu idare-i maslahatçılar?
Günümüzün idare-i maslahatçıları Altı Ok’un gölgesinde Kemalizm’in geride kaldığını, artık çağı yakalayamayacak ideoloji olduğunu düşünenlerdir.
21. yüzyılda idare-i maslahatçılar 1930’ların CHP’si olmayacağız diyerek neo-liberal tahakkümü kabul eden, karşı devrimin saldırılarını geçiştirmek için de saldırılara boyun eğen tavır sergilemektir.
Bu çağda muhatap olduğumuz idare-i maslahatçılar, Türkiye’de neo-liberalizmin ve Atlantik hegemonyasının kesin zafer kazandığını zannettiği için Türkiye’nin en hızlı büyümesini sağladığı yılların bile mirasçısı olmaya korkmaktır.
Günümüzdeki idare-i maslahatçılar sürekli mevzi kaybeden ve mevzi kaybettikçe de tavizler vererek kaybını atlatmaya çalışanlardır. Kemal Derviş’in IMF’ye verdiği taahhütleri, 2004’te bu kapsamda AB’ye girme hevesi ile verilen tavizleri görüp de yine Kemal Derviş’e bel bağlayanlardır.
Yanılgıya düşmüş olanları tarih affetmeyecektir fakat yanılgıdan dönmek erdemi her zaman geçerlidir. Kemalist ekonomi modeli, uygulandığı dönemde gösterdiği başarılı sonuçlar ile bağımsız olma özelliğini kaybetmiş günümüzdeki kırılgan düzenin en yerli çaresidir. Dışa bağımlı haldeki ekonomimiz için en milli çözüm üreten bir ekonomi yarattığını Sanayi Planları ile kanıtlamış olan devletçi, kamucu yöntemdir. Türkiye’yi bağımsız bir ekonomi ve bağımsız bir ülke yapma hedefinde olan herkes için yol gösterici yıllar 1930’lu yıllardır!
Kemalistler esaslı devrim yapar, günü kurtarmak için yenilgiyi kabullenmez. Kemalistler yarım kalan devrimin tamamlanacağını bilenlerdir. Karşı devrim hızlansa bile, ellerindeki araçlar artsa bile, devletin tüm kurumlarında etkisi artsa bile tarihin bir aklı olduğunu ve Mustafa Kemallerin bu topraklarda yenilmeyeceğini bilenler bu ülkede esaslı devrimci olma iradesine sahip olanlardır.
Günümüzde Kemalist ekonomi modeli yürürlüğe girebilecek geçerlilikte, tarihin bize dayattığı yarım kalan devrimin tamamlanması zorunluluğunun en önemli parçasıdır. Karşı devrim ivmelenebilir, hız kaybedebilir. İkinci cumhuriyetçi dalgalar dışarıdan desteklerle araçlarını artırabilir, güçlenebilir ya da çok zayıf hale düşmüş olabilir. Olamayacak bir şey varsa o da bu topraklarda tam bağımsız yaşama hedefinde olan insanların kaybedeceğidir, Mustafa Kemallerin yenileceğidir.

 

İlteriş Civelek

 

*CHP, 7 Haziran 2015 Seçim Bildirgesi, http://www.radikal.com.tr/secim-2015/chpnin-2015-secim-bildirgesinin-tam-metni-1339188/
**CHP, 1 Kasım 2015 Seçim Bildirgesi, https://www.chp.org.tr/Public/0/Folder/52608.pdf

CEVAP VER