Aksoy ve Avcıoğlu’nda Rusçuluk Meselesi – Muasır

0
833
”Burada, bazı kişilerin ve çevrelerin yapmayı adet haline getirdikleri yersiz bir siteme önceden cevap verelim:
‘Niçin hep Amerikan mandasından ve Amerikan vesayetinden söz ediyorsunuz da, Rus mandasından ya da Rus vesayetinden söz etmiyor ve bu yoldaki yanlış görüşleri de cevaplandırmıyorsunuz?’ diyenler eksik olmayacaktır. Ancak Türkiye’nin tarihsel koşulları öyledir de bizim için Rus vesayeti veya Rus mandasını savunanların ortaya çıkması olanaksızdır. Farzı muhal olarak böyle bir çözümü önerenler olursa, onları büyük çoğunluk, haklı olarak, vatan ihanetiyle suçlayacaktır. Bu konuda Türkiye için -düşünce alanında ve pratikte- bir tehlike yoktur. Böyle olunca da hayali bir Rus vesayet veya mandası üzerinde dahi durup kafa oyunu yapmak mantıksız düşer. Türkiye bakımından savunulabilecek, kafaları çelebilecek, yüz binleri aldatabilecek ve aldatmakta olan ‘vesayet ve manda önerisi’, Amerika için söz konusu olduğundan ve olabileceğinden ötürüdür ki, biz de pratik bir değer taşıyan bu ihtimal üzerinde durarak incelememizi yönelteceğiz.”
Muammer Aksoy’un Atatürk ve Tam Bağımsızlık kitabından aldığımız bu kısa yazısından sonra, Kurtuluş Savaşı’ında milli kurtuluş hareketimize karşı Rus peyki yakıştırmaları yapan emperyalist propagandalara örnekler vermek için Doğan Avcıoğlu’nun Milli Kurtuluş Tarihi kitabından ”Batı Basınında Bolşevik Ankara!” başlıklı bölümü ekliyoruz.
Batı basınında Anadolu milliyetçilerinden ısrarla ‘komünist’ diye söz edilmiştir. Amerika’nın ünlü ve çok ciddi tanınan New York Times gazetesi, 5 Şubat 1920 günü, ‘Osmanlı Kızılları’, ‘Genç Türk Kızıl Ordusu’ gibi deyimler kullanmaktadır. 7 Ocak 1921’de New York Times’ta Türk Ordusu’nun Bolşevik olduğu belirtilmektedir:
‘Kemal Paşa, Anadolu’da büyük bir ordu topluyor. Kurulan birlikleri Bolşevikleştiriyor. Milliyetçiler, ülkeyi Bolşevikleştiriyorlar. Milliyetçi ordunun subayları Bolşeviklikten övgüyle söz ediyorlar.’
Ünlü yazar Hemingway, Mustafa Kemal’i Rusların kontrolünde sayar: Boğazlara egemen bir Rusya ile Rusya’nın egemenliği altında boğazlara sahip bir Mustafa Kemal arasında hiçbir fark yoktur.
Londra’nın ciddiyetle ünlü Times’ı başka bir dil konuşmaz. 6 Temmuz 1921 tarihli Times, Kayzer’in yerini Lenin’in aldığını yazar: 2. Wilhelm’in yerine Lenin, Türkiye’nin koruyucusu oldu.’
Fransa’nın, yine çok ciddi tanınan Le Temps gazetesinin yazı işleri müdürü Rene Peaux, Yunan işgalini hazırlamak üzerine, İzmir’den gazetesine Ege’de Bolşevik yağmacılığının başladığını bildirir:
‘İttihat ve Terakki Örgütü, Anadolu’da çalışmakta devam ediyor. Büyük gizlilikle geniş bir çete sistemi yayılmaktadır. Kışkırtıcılar, halk kitlelerini arazi işgaline teşvik ederek, onlara bir cins Bolşeviklik telkin etmektedirler. Gerçekte amaç hıristiyan halkın mülklerini yok etmektir.
Büyük Zafer’den sonra dahi, İzmir’de bazı banka kasalarının açılması, Batı basınında komünistlik diye gösterilmiştir. Örneğin, Petit Parisien muhabiri, Mustafa Kemal’e şu soruyu yöneltmiştir:
Ankara Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin Anadolu’da oturan yabancılara karşı tutumu, Bolşeviklerce alınmış tedbirlere benziyor, örneğin İzmir’de bazı bankalarda ve hatta Fransız bankalarındaki yabancılara ait kasaların zorla açılması, İstanbul’da İtilaf çevrelerinde pek üzücü bir etki yaratmıştır. Türkiye’de komünist bir yönetim mi kurmak istiyorsunuz?
Yabancı basının bu komünistlik suçlamalarına, işbirlikçi basın gönüllü olarak katılır. 22 Şubat 1920’de Açık Söz, Kızıl Tehlike başlığını atar. 26 Şubat 1920 tarihli Alemdar, ‘Şeyhülislam’dan Bolşevizm’e karşı bir fetva istendi.’ haberlerini yayar. 31 Mart 1920 tarihli Peyam-ı Sabah gazetesi, Kürt Yükselme Derneği’nin şu bildirisini yayınlar:
‘Millici örgüte aldanmayınız! Bolşeviklerin kafasını taşıyan yurtsuz serserilerdir.’
17 Şubat 1920 tarihli Alemdar, İslam Yükselme Derneği’nin bildirisine yer verir. Bildiriye göre “Bireyin ve toplumun yaşam ve mülkiyet haklarını uygulamada çiğneyen Bolşeviklik, İslamiyet ile hiçbir biçimde bağdaşmaz.’
21 Şubat tarihli Alemdar’da, Hürriyet ve İtilaf’ın İngilizci liderlerinden eski Şeyhülislam Mustafa Sabri konuşur:
‘Zavallı Türk milleti! Dünkü gün Rusya ezeli düşmanımızdır diyerek, seni Almanlar’la birlikte savaşa sokanlar, bugün de Bolşeviklik adı altında Moskof’la birleşmeye çağırıyor.”
Muasır

CEVAP VER