Bir İkinci Cumhuriyetçilik Projesi: Can Dündarlaştırmak/ Y-Atatürkçülük – Sefa Uyar

0
723
Ortada bir Atatürkçülük furyası var. Zaten herkes Atatürkçü. Ama bu Atatürkçülük başka bir Atatürkçülük. Ne Kemalizm’e benziyor ne de Atatürk’ün görüşlerine. Askere karşı söylemler geliştiriyor, terörle mücadeleyi masa başına çekmeye çalışıyor dahası tam bağımsızlığı “evrensel olma” başlığı ile birilerine devretme isteği içine giriyor bu görüş. Demokrat kimliklerini vurgulayarak askerden medet umulmaz diyorlar. Hepsi birer sivilleşme hayranı! Aslında bu yönleriyle de en çok Sosyal Demokrasi’ye benziyor.
Elbette bu görüş yeni değil. Ancak bu görüş bir bayrak değişikliği ile yeni sahibini buldu bir süre önce. Bu kişi, kendini laik ve Atatürkçü görenlerin çok sevdiği isim Can Dündar.
Peki, Kemalizm’in içini boşaltmaya ve Türk Ulusu’nu Kemalizm’in temel ilkelerinden uzaklaştırmaya ve pasifleştirmeye çalışan bu Atatürkçülük neyi savunur? Can Dündar ve Atatürkçülüğü üzerinden giderek bu “Y-Atatürkçülük” tanımını yapabiliriz. En büyük özelliklerini ise tekrar söyleyelim; sivil, özgürlükçü ve demokrasi aşığı(!) olmaları.
Askere düşmanlık, düşmana askerliktir
Can Dündar’ın kendini tanıdığı andan itibaren askere karşı bir tavrı var. Bunun ilk büyük örneğini 19 Mayıs 1995 yılındaki yazısında dışarı vuruyor. Diyor ki, “Doğumda meslek seçimi serbest bırakılsın”1. Peki, bu müthiş öneriyi ne üzerine yapıyor? Burası daha ilginç. 19 Mayıs’ta “Her Türk asker doğar” diye geçit yapan gençler adına söylüyor. “Ordu-Millet el ele”, “Her Türk asker doğar” anlayışına sahip Türk ulusunu böyle muzip(!) bir öneriyle eleştirmek her babayiğidin harcı değil.
Ancak bununla da yetinmiyor sivilleşmek gerek diyerek askeri kutlamalara karşı çıkıyordu. Altında yatan sebep ise belli: Türk ulusunun Türk ordusuna olan güvenini yok etmek. Türkiye’de yıllardır en çok güvenilen kurum ordudur çünkü. 15 Temmuz İşgal Girişimi sonrası ikinci sıraya da düşse de gönüllerdeki yeri hep aynıdır TSK’nin. Can Dündar bunlarla da yetinmemiş, AKP hükümetinin kendi tabiriyle “1930 model kutlamaları” eleştirmesini haklı bulduğunu belirtip şunları söylemişti: “Bu bayram, tankların namlusunu ensesinde hissederek uygun adım yürüyen gençlerin ‘rap-rap’ sıkıcılığını hak etmiyordu; kutlamalar stadyumdan dışarı taşmalı, sivilleşmeli, coşmalıydı.”2
Sivilleşmek! Ve bu yolla bayramların coşkusunun artması. Pek çok kişi eminim arada bir bağlantı kuramamıştır. Bu sivilleşme sözcüğü, görünce hepimizin aklına aynı şeyi getiriyor olmalı; “Cumhurbaşkanı sivilleşmeli, anayasa sivilleşmeli”. Bu sivilleşme çalışmalarının sonucu hep birlikte yaşayarak öğreniyoruz. Can Dündar’ın askere düşmanlığı, askeri kutlamalara düşmanlığı bu kadarla kısıtlı değildi.
“İtiraf edeyim ki ben de resmi bayramların asık suratından müşteki idim. Bütün o hamasi şiirler, bayrak öpmeler, elden ele taşınan meşaleler, resmigeçitler, ses sınırını aşan jetler, heyecanını çoktan yitirmiş bir bayramın köhnemiş ritüelleri gibiydi.”3 Bu sözler de Can Dündar’ın şahsına ait. Bayrak öpmeyi tabiri caizse 1930’ların kafası olarak görüyor, eskimiş diye eleştiriyor Can Dündar. Ama tüm yurtseverler gibi biz de biliyoruz ki hepimiz eski 19 Mayıs kutlamalarını, 23 Nisan kutlamalarını; bu bayramların coşkusunu arıyoruz. Hepimiz biliyoruz ki şu an ki bayram kutlamalarının eski tadı yok. Hepsi siyasi iktidarın ve ona destek olan demokrat Y-Atatürkçülerin “sivilleşme” aşkı sayesinde!
Askeri tartışmaya açma sürecini ise ilk olarak 28 Şubat’ı eleştirerek başlatıyordu. Bu şekilde Atatürkçülerin gözünde asker algısını kırıyor ve askeri eleştirme furyasını başlatıyordu. Şu an Sosyal Demokratların “demokrat” kimliklerine yakıştıramadığı için eleştirdiği, Atatürkçülerin ise sempatiyle baktığı 27 Mayıs’ı eleştirmeye giden yolun kapısını aralıyordu.
“Niye karşıydık 28 Şubat’a? İdeolojisini zorla dayatıyor, rengârenk bir topluma tektip haki elbise giydirmek için toplum mühendisliği yapıyor diye. …eğitim süreleriyle kendi çıkarına oynuyor diye.”4 28 Şubat’ı eleştirirken Can Dündar, en çok kıyafet ve bunun özelinde eğitimi eleştiriyordu. Peki, neydi Can Dündar’ın eleştirdiği 28 Şubat’ın eğitim kararı? İmam Hatiplerin ortaokul ve ilkokul düzeyine engellemek adına aldığı 8 yıllık kesintisiz eğitim, tekke ve zaviyelerin kapatılması ve Kur’an kurslarının kontrol altına alınması. Bu sayede İmam Hatipler yıllarca lise düzeyinde kaldı. Ne zaman ortaokul düzeyine indi dersiniz? 4+4+4 ile eğitim 3’e bölünmesiyle. Aradaki onca yıl çocuklarımız İmam Hatiplerden korunduysa sebebi 28 Şubat’tır.
28 Şubat sonrasında sıra 27 Mayıs’a gelmişti. Eleştiri kapıları açılınca 27 Mayıs’ı eleştirmeye başlamış ve son yazılarında Menderes’e ve diğer iki bakana yapılanın reva olmadığını, 27 Mayıs’ın zulümler yaptığını söyleyip sözlerine 27 Mayıs’a sebep olanın iktidarın uyguladığı politikalar olduğunu söylemişti. Aslında psikolojik bir taktik uyguluyordu. Önce kötü yanlarını söyleyip sonra makul devam sözleriyle olası tepkiyi azaltıyordu. Yani 27 Mayıs’ı olumluyormuş da samimi eleştiriler yapıyormuş gibi gözüküp aslında tartışmaya, yargılamaya açıyordu. Burada 1961 Anayasası’nın getirdiği özgürlükleri ve Adnan Menderes Hükümeti’nin yaptıklarını anlatmama gerek yok sanıyorum.
Sanırım Ergenekon ve Balyoz mağdurlarına “başka kapıya”5 diyen Can Dündar ve onun özelinde gerçekleşen Y-Atatürkçülük evrimleşmesinin daha fazla asker düşmanlığını anlatmama da gerek yok.
“İçte ve dışta cumhuriyetin koruyucusu” olan Türk Ordusunu sinsi taktikler ile eleştirip Kemalizmi/Atatürkçülüğü bir dönüşüm içine sokan Can Dündarlaştırma/Y-Atatürkçülük/Sosyal Demokrasi projesine karşı tetikte olmalı ve Atatürk’ün söylediği şu sözleri iyi sindirmemiz gerekmektedir: “Türk Milleti ordusunu çok sever, onu kendi idealinin koruyucusu kabul eder.”6

Sefa Uyar

Kaynakça
http://t24.com.tr/haber/can-dundardan-19-mayis-yazisi-iste-19-mayis-boyle-kutlanir,204326
http://t24.com.tr/haber/can-dundardan-19-mayis-yazisi-iste-19-mayis-boyle-kutlanir,204326
http://t24.com.tr/haber/can-dundardan-19-mayis-yazisi-iste-19-mayis-boyle-kutlanir,204326
http://m.milliyet.com.tr/yazarlar/can-dundar/cok-harbeden-ceng-ver–zamanla-hasmina-benzer-1527972/
http://m.milliyet.com.tr/yazarlar/can-dundar/cok-harbeden-ceng-ver–zamanla-hasmina-benzer-1527972/
Ayın Tarihi, Sayı:84-85,1931. s. 7291

CEVAP VER